Herşeyden önce, bu yazının benim için küçücük bir önemi var diye başlayabilir miyim yazıma? Bu yazı 100. yazım, blog dünyasında dalya dedik yani. (Benim için büyük, insanlık için küçük bir adım :) Ayrıca hayırlı bir olayı tebrik yazısına da denk geldi, o bakımdan da özel.
Yazıma gelince, üniversiteden birkaç arkadaş halen görüşüyoruz. Bazen görüşmelerimizin arası 1-2 yılı buluyor, ama olsun, her görüştüğümüzde saatler, nasıl aktığını bilemediğimiz büyük bir coşkuyla ilerliyor. Görüştüğüm arkadaşlarımdan biri de çok sevdiğim arkadaşım Dilek. 1 ay önce arayıp Umre ziyaretine gideceğini söyleyince onun adına çok sevindim. Geçen hafta vazifesini tamamlayıp gelince, onu ziyaret artık şart oldu ve haftasonu da ofisinde kahvaltıya davetliydim. Canım benim bir sürü şey hazırlamıştı, yedik içtik, güldük, saatlerce konuştuk (abartmıyorum sabahın 9'undan öğleden sonra 3'e kadar), kahvaltı amacını aştı öğle yemeği de oldu:)
Ben de giderken portakallı&damla çikolatalı topkeklerden yaptım, güzel olduğunu söyleyebilirim kanımca...







- Kuru patlıcan ve biber dolması











Bugün 1 Nisan! Neden bilmiyorum neşe doluyor insan, halbuki hava da tatsız bugün. Eski takvime göre yeni yılın ilk günü olarak kabul ediliyormuş ya bugün, belki de ruhum sessiz-sedasız bugünü yeni bir başlangıç olarak kabul etmiştir. Herkese yepyeni başlangıçlar diliyorum. Pazar gününün yorgunluğunu yeni yeni atarken, ilk tarifi de çerkez tavuğunu anlatarak geçeyim.