28 Şubat 2011 Pazartesi

Mısır Unlu Sebzeli Poğaça

Haftasonu yediğim bu güzel lezzeti daha tadı damağımdayken hemen yazayım istedim. Bir çok sebzeyi içinde barındırdığından hem faydalı, hem de çok lezzetli, uzun süre bayatlamadan kalması da cabası. Şu soğuk günlerde yapıp, çayla beraber yemek ne de güzel olur hani :)

Malzemeler:

- 1 adet yumurta
- 1 çay bardağı yoğurt
- 1 çay bardağı mısır unu
- 1 çay bardağı galeta unu
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1/2 paket margarin
- 1 adet orta boy havuç (ince rendelenmiş)
- yarım demet dereotu
- 1 paket kabartma tozu
- aldığı kadar un
- tuz

İç Harcı İçin:

- 2 adet orta boy patates
- 100 gr. beyaz peynir

Yapılışı: İç malzemeyi hazırlamak için patatesler haşlanarak püre haline getirilir ve içerisine beyaz peynir ezilerek harmanlanır. Bu arada malzeme listesindeki galete unu haricindeki tüm malzeme karıştırılarak ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar iyice yoğrulur. Yoğrulmuş hamurdan cevizden biraz daha büyük parçalar koparılarak orta kısıma peynirli&patatesli harçtan konularak kapatılır. Pişirme kağıdı serili fırın tepsisinin üzerine konulmadan önce herbiri galete ununa bulanarak önceden ısıtılmış, 180 dereceye ayarlı fırında üzeri hafif kızarana dek pişirilir. Bir de fırından çıkar çıkmaz sıcak sıcak yerseniz tadına doyamazsınız benden söylemesi :)

25 Şubat 2011 Cuma

Kahve Dünyası Artık Metro İstasyonlarında...

Yaklaşık iki ay önce özürlülerle ilgili bir çalışma için kalabalık bir grup ile tam gün İstanbul içerisindeki muhtelif noktalarda incelemeler yaptık. Heyecanla ve şevkle başlayan incelemeler, akşamın sonuna doğru (akşam 7-8 gibi :) açlığın verdiği gözdönmesi ile vahim boyutlara ulaşmıştı. Son nokta olan Düşşafaka Metro İstasyonu'nda nasıl çaresizce yiyecek birşeyler aradığımızı dün gibi hatırlıyorum, hatta hemen ertesi gün Kahve Dünyası'ndan gelen "Darüşşafa Bardakları" çok anlamlı olmuştu :)
Sanırım Kahve Dünyası o günkü sıkıntımızı hissetmiş, keşke Allah'tan başka birşey daha isteseymişim :) Kahve Dünyası 25 Şubat'tan itibaren 15 metro istasyonunda hizmet verecek. Sıcak içeceklerin yanısıra sandviç ve kekler de var tabii. Kahve tiryakileri için harika bir haber bu gerçekten, haydi metro istasyonlarını misssler gibi kahve kokutalım, var mısınız :)

24 Şubat 2011 Perşembe

Ayşe Zülal'in Mevlüt Kurabiyeleri ve Mercimekli Börek

Ayşe Zülal'in bebek mevlüdünde gelenlere ikram etmek üzere Arzu'cuğumun evine giderek, kızkardeşleri ile birlikte imece usulü yaptığımız kurabiyeler. Nasıl olmuş :) Yaklaşık 60 kurabiyenin pişirilmesi, şeker hamuru ile kaplanması, süslenmesi 3 saat, kızların marifetli ellerinden nefis bir sofraya oturup yenilip içilmesi yaklaşık 1 saat sürdü :)


Sonradan aldığım haberlere göre gelen konuklardan bebek bekleyen ve nişanlı olanlardan ayrı bir ilgi gören kurabiyeler beğenilmiş :) Ayşe Zülal'in şansı bol, bahtı açık olsun...
 



Arzu, Sema ve Berrak harika lezzetler hazırlamışlardı ama kahvaltıdan beri bir şey yemediğimiz için masaya öyle bir oturduk ki, çekebildiğim sadece bu iki fotoğraf karesi oldu :) Berrak'ın pandispanyasını ve kremasını kendisinin yaptığı frambuazlı pasta da çok güzeldi, ancak sofranın yıldızı mercimekli börekti. Koca tepsiden geriye birşey kalmadı inanın, o derece yani :)
 
Malzemeler:

- 4 adet hazır yufka
- 1 su bardağı maden suyu
- 1 çay bardağı sıvı yağ
- 2 adet yumurta

İç Harcı İçin:

- 1 su bardağı yeşil mercimek
- 1 adet orta boy kuru soğan
- 1 yemek kaşığı salça
- 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ - tuz, karabiber ve istenilen beharatlar

Yapılışı: 1 su bardağı mercimek yıkanarak küçük bir tencereye alınır. Mercimeklerin üzerini 2 parmak geçecek kadar su ekleyerek mercimekler hafif diri kalacak şekilde haşlanır. Haşlanan mercimekler süzgece alınarak suyu iyice süzdürülür. Minik küpler halinde doğranmış kuru soğan tavaya alınarak sıvı yağ ile birlikte, soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. Salça da eklenerek bir müddet daha çevrilir. Tuz ve karabiber ilave edilerek ocağın altı kapatılır.
 
Bu arada ayrı bir kapta sırası ile yumurta, sıvıyağ ve soda çırparak karıştırılır. Fırın tepsisinin tabanı yağlanarak 1 yufka hafif büzüştürülerek tepsiye serilir. (yufkanın kenarları tepsinin kenarlarından 4-5 cm. dışarı taşacak şekilde) 4-5 yemek kaşığı sos ile yufkanın üzeri ıslatılır. İkinci yufka irice 3-4 parçaya bölünerek hafif büzüştürülüp diğerinin üzerine yerleştirilir. Aynı şekilde sosla ıslatılarak mercimekli malzeme tüm tepsiye yayılır. Üçüncü yufka da iri parçalara bölünerek tepsiye yerleştirilir ve üzerine yine sostan dökülür. Dördüncü yufka en alttaki yufka gibi bütün olarak, ancak dışarı sarkıtılmadan yerleştirilir. Kenarlardan sarkan yufkalar içeri doğru katlanarak kalan sosun tamamı yedirilir. Börek fırına verilmeden kesilerek1 saat kadar oda sıcaklığında bekletilir. Önceden ısınmış 180 dereceye ayarlanmış fırında üzeri hafif kızarıncaya kadar 30-40 dakika pişirilir...

23 Şubat 2011 Çarşamba

Kötü Kokulara Karşı Etkili İlk ve Tek Bulaşık Deterjanı: Pril Hijyen…

Türkiye'nin ilk sıvı deterjanı olarak ''Pril ile bulaşıklar pırıl pırıl'' sloganı ile mutfakta biz hanımların büyük yardımcısı Pril, şimdi de güçlü formülü ile çıkmayan kokuları ve inatçı lekeleri yok eden hem de hijyen temizlik sağlayan Pril Hijyen'i mutfağımıza hediye ediyor. En zorlu bulaşıklar arasında yer alan tava ve tencerelerde mükemmel sonuç verirken, tüm kötü kokulara karşı etki göstererek yanmış yağ, yemek, et, balık kalıntı ve kokuları kolaylıkla temizliyor. Kötü kokuları yok ederken kendi özel parfümü ile de fark yaratan Pril Hijyen, mutfaklara temizliğin kokusunu getiriyor. Tüm bulaşıklar kötü kokulardan arınarak mis gibi kokuyor. Pril Hijyen, ultra yoğun formülü ile süngerin üzerinde uzun süre kalıyor, bol köpüğü ve hijyen kokusu sayesinde güçlü bir performans gösteriyor. Güçlü yağ parçalayıcı formülü ile zor yağları kolaylıkla çözüyor. Böylece bulaşık yıkarken güç gösterisi yapmanıza da gerek kalmıyor, dağlar kadar bulaşık yorulmadan tertemiz oluyor. Denemem için çok hoş bir ürün paketi gönderen Henkel Pril'e çok teşekkürler...

22 Şubat 2011 Salı

Ağlayan Pasta

Nefis çikolatanın tadı ile damakların bayram ettiği, misafirlerin "hımmm! bu neymiş böyle, çok lezzetli" sözlerinin havalarda uçuştuğu, ev sahibinin en sevdiği manzara olan boş servis tabağını masadan kaldırdığı ve malesef azıcık kilo yapıcı bu harika tat ile tanışmadıysanız henüz, tarifi verdim işte tanışın artık :)
 
Malzemeler:

Keki İçin:

- 4 yumurta
- 3 fincan şeker
- 3 fincan un
- 1,5 yemek kaşığı kakao
- 2 yemek kaşığı süt
- 1 paket şekerli vanilin
- 1 paket kabartma tozu
- 1 adet portakalın kabuğu
- 2 su bardağı süt

Kreması İçin:

- 1 su bardağı süt
- 1 paket krem şanti

Çikolata Sosu İçin:

- 1 su bardağı süt
- 1 yemek kaşığı un
- 1 su bardağı su
- 1 yemek kaşığı kakao
- 80 gr. çikolata
- (veya 1 paket hazır çikolata sosu üzerindeki tarife göre)

Yapılışı: Kekin yapımı için yumurta ve şeker iyice çırpılarak üzerine 2 yemek kaşığı süt ve kakao ilave edilir. Bir süre daha karıştırılarak kabartma tozu ve vanilin de ilave edilir. Homojen bir karışım elde edinceye kadar çırpılarak önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlı fırında yarım saat pişirilir. Kek fırından çıkarılır çıkarılmaz üzerine 2 su bardağı süt her tarafına eşit olacak şekilde dökülerek soğumaya bırakılır. Kek iyice soğuduktan (Kek tam soğumazsa krem şanti kekin sıcaklığı ile eriyebilir.) sonra süt ile hazırlanan krem şanti tüm kekin üzerine yayılır. Çikolata sosu için gerekli tüm malzemeler küçük bir tencere içerisine alınarak sürekl karıştırmak sureti ile pişirilir ve soğumaya bırakılır. Çikolata sosu soğurken üzerinin kabuk tutmaması için arasıra karıştırılmalıdır. Sos soğuduktan sonra kekin üzerine yayılır. Buzdolabında 1-2 saat kadar soğutulduktan sonra servis yapılır, afiyetle de yenir :)

18 Şubat 2011 Cuma

Kolay Kete

Ne yalan söyleyeyim, ilk yediğimde keteyi hiç sevmemiş "Unlu malzemenin içerisine kavrulmuş un katık olurmuymuş?" diye düşünmüştüm. Sonra gel zaman git zaman arkadaş toplantılarında karşıma çıktıkça azar azar tatttım, hoşuma gitmeye başladı. Ancak geçen hafta Sevgili Mürüvvet'te yediğim kete inanılmaz lezzeti ile beni büyüledi diyebilirim, kaç tane yedim hatırlamıyorum :) Tazecik, fırından çıktığı gibi sıcacık olduğundan mıydı, yoksa bu keteler hep böyle güzel miydi bilemiyorum inanın :)

Malzemeler:

- 1 su bardağı ılık süt
- 1 şişe soda
- 1 su bardağı sıvı yağ+margarin
- 1 adet yaş maya
- 3 yemek kaşığı toz şeker
- 1 yemek kaşığı tuz
- aldığı kadar un
- 1 yumurtanın sarısı

İç Malzemesi İçin:

- 4 yemek kaşığı tereyağı
- 6 yemek kaşığı un

Yapılışı: Yaş maya (4'lü büyük maya paketlerinin 1 tanesi) parmağın dayanabileceği kadar sıcak süt içerisinde eritilerek diğer tüm malzeme ile birlikte yoğrulur. Yumuşak kıvamlı, ele yapışmayacak hamurun üzeri kapatılarak sıcak bir ortamda mayalanmaya bırakılır. Bu arada 6 kaşık un tereyağı içerisinde kavrulur. (Unun rengi kahverengine dönmesin ve topak topak olmasın, aman dikkat!) Mayalanan hamur 10 eşit bezeye ayrılaraka her biri servis tabağı büyüklüğünde açılır. Açılan herbir bezenin ortasına hazırlanan un karışımı konularak kenarlardan ortaya doğru toplanır. Ortadaki hamurun büzülme yeri altta kalacak şekilde ters çevrilir ve üzerine biraz bastırılarak üzerine yumurta sarısı sürülür. Önceden ısıtılmış 160 dereceye ayarlı fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.

15 Şubat 2011 Salı

Easyfood: Aklınızda Ne Varsa 2 Dakikada Sofranızda

Yenilikçi bir yapım vardır, bir lokantaya gittiğimde sevdiğim yemekler yerine değişik yemekleri sipariş ederim, bir markete gittiğimde de, yeni bir ürün gördüğümde hemen sepete atıveririm bir tane. (Sanırım firmaların en sevdiği müşteri grubuna giriyorumdur :)
Ben yeni ürünleri sevdiğimden midir nedir, yeni ürünler de beni bulur tevafuk yolu ile herhalde :) Easyfood ile tanışmam da Sevgili Gamze Koç'un, telefonu ve sonucunda bana gönderdiği ürünler ile gerçekleşti.
Levrek Buğulama haricinde diğer üçü ürünü hemen akşamına denedim, hem de 3 çeşit yemeği tam 10 dakikada hazırlayarak. Benim tam tersi yapıma sahip, alıştığı 5 çeşit yemek haricindekileri burun kıvırarak yiyen eşime söylemedim ama :) "Taze fasulyeyi yazdan mı dondurmuştum?" "Ayva tatlısını annem mi göndermiş?" "Pilav dünden mi kalmış?" Eşimin yorumlarına ben de katılıyorum; Taze fasülye ve ayva tatlısı yanlarına sadece yoğurt ve kaymak ilavesi ile 5 dakikada servis edilen ve lezzetleri harika iki ürün, ancak biz pilavı o kadar da sevemedik. (Çok kötü değil, ama anne eli değmiş gibi değil de, yeni yetme genç kız işi gibi biraz :) Bizi pratik lezzetle tanıştıran Easyfood ve Sevgili Gamze Koç'a çok teşekkürler...
EASYFOOD:

Türkiye’de bir ilk olan ve İ.T.Ü Kimya Metalürji Fakültesi Gıda Bölümü’yle yapılan iki yıllık AR-GE çalışmaları sonucu geliştirilen özel bir üretim yöntemi ile hazırlanan Easyfood’un “hazır yemek” ve “hazır tatlılarının” yanı sıra yemek yaparken “vakit kazandıran” etleri, haşlanmış bakliyatları ve yemek pişirme sosları bulunuyor.

Özenle seçilmiş doğal malzemelerle, hijyenik koşullarda üretilen Easyfood, tanıdık lezzetleri en doğal, en taze haliyle size ulaştırıyor. Üstelik çok özel bir sterilizasyon ve vakum teknolojisiyle üretilen Easyfood, buzdolabına gerek kalmadan tazeliğini uzun süre korur.

Easyfood ürünleri; %100 doğal olup, mevsiminde toplanmış sebze ve meyvelerin besin değeri korunarak kendi öz suyuyla pişirildiğinden, pratik olmasının yanı sıra aynı zamanda çok da sağlıklı ve lezzetli… Üstelik bunun için üretim standardı, sürekli kalite ve gıda güvenliği anlayışı ile değişmeyen lezzet garantisi bulunuyor.

14 Şubat 2011 Pazartesi

Bütün Kızlar Toplandık, Vurduk Patlattık :)

En son post yazalı 1 hafta oldu zannediyordum, arkadaşlardan gelen "Haydi artık yenilesene sayfanı, 2 haftadır aynı tarif!" sitemleri beni kendime getirdi resmen, yoksa 1-2 gün daha tembellik yapmayı planlıyordum aslında :) Çocuklar tatile girince ben de bir rehavete kapıldım sanırım :) Aslında tatilde ben de çocuklarla birlikte hergün dışarı çıktım, pek çok nefis sofraya misafir oldum, çok güldüm, çok eğlendim, ama yetti mi tabii ki hayır :) Nefis sofralardan biri yeni evini kutlamaya gittiğimizde Sevgili Mürüvvet'in marifetli elleri ile hazırladığı sofraydı. Çok az eksikle hemen hemen tüm kızların toplandığı bu muhteşem gün şimşek hızıyla geldi-geçti, tadı da damağımızda kaldı :)
- Kete, ah o kete kaç parça yedim acaba, nefisti nefis :)

- Peynirli Börek

- Benim yaptığım, blogda hayli tartışmalara yol açan ama yine de çok ama çok sevdiğim Patatesli Kek :)

- Zeytinyağlı Yaprak Sarması

- Sevgili Selda'nın yaptığı, herkesin kaşık kaşık yiyip tamamının bittiği Turşu Kavurması

- Kısır

- Patates Salatası

- Yoğurtlu Kırmızı Biber Salatası

- Çikolata Soslu Limonlu Kek

- Ağlayan Pasta

1 Şubat 2011 Salı

Kalıpta Portakal Soslu Muhallebi

Sevil'e gitmek için sözleştiğimizde herkes kurabiye, börek, çörek olarak kendi getireceklerini sıralarken, Sevil salataları ben yaparım deyince ben de sütlü bir tatlı yapmaya karar verdim. Benim için klasikleşen ve bir çırpıda yaptığım muhallebiyi bu kez kalıpta ve portakal soslu olarak yaptım. Dah önce aynı tarifle hazırladığım vişneli sosu bu kez portakal ile hazırladım ve bu şekilde daha çok beğendiğimi itiraf etmeliyim :)Kalıptan ha çıktı, ha yarısından kırıldı diyerek ecel terleri dökerek çıkardığım tatlı çok şükür beni mahcup etmedi. Misafirlerinize bildikleri eski bir tarifi yeni yüzüyle ikram etmeniz için durmayın deneyin derim :)



Muhallebisi için:
- 1 lt. süt
- 1/2 su bardağı un
- 1/2 su bardağı nişasta
- 1 su bardağı+2 yemek kaşığı toz şeker
- 1 adet portakalın kabuğu
- 2 yemek kaşığı margarin
- 1 adet şekerli vanilin

Jöle için:

- 3 su bardağı bortakal suyu
- 3 yemek kaşığı nişasta
- 2 yemek kaşığı toz şeker

Yapılışı: Küçük bir tencerede portakal suyu (portakal suyunu sıkıp süzdüğüm portakallardan elde ettim, arzu ederseniz hazır portakal suyu da tercih edebilirsiniz), toz şeker ve nişasta, koyulaşıncaya kadar pişirilir. Pişirilen jöle ıslatılmış bir kalıba dökülür. (Kalıp olarak benim gibi derin silikon kalıp kullanırsanız, yine benim gibi kalıptan çıkarmak için zorlanabilirsiniz :) Bu iş için en ideal kalıp cam olanlar.) Ayrı bir tencerede un, nişasta, margarin, şeker, ince rendelenmiş portakal kabukları ve süt bir tencereye konularak muhallebi kıvamına gelene dek pişirilir. Ocaktan alındıktan sonra üzerine şekerli vanilin eklenerek 3-4 dakika mikserle çırpılır. Vakit geçirmeden önceden kalıba dökülmüş olan jölenin üzerine dökülerek soğuması için buzdolabına kaldırılır. Her ikisi de kalıptan çıkarılacak kadar donduktan sonra servis edilecek kaba çıkarılarak soğuk olarak servis edilir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...