Herşey, bundan 5 yıl kadar önce işyerinden bir arkadaşımın elmalı kurabiye ikram etmesiyle başladı. Çok beğenerek tarifini istediğimde, o an aklında olmadığını, Google'a "elmalı kurabiye" diye tarattığında ilk çıkan tarifi uyguladığını söylediğinde, benim için de internet&yemek kombinasyonu başlamış oldu. Artık her aklıma geleni yazıp Google'da tarattıkça, evdeki küçük tarif defterime sığmayan beğendiğim tarifleri, kes+yapıştır yaparak Word'da tutmaya başladım. "Portakal Ağacı" nı keşfetmem, misafir ağırlamanın binbir türlü çeşidini uygulamaya ve evdeki servis tabak-çanak sayısının depara kalkmasına en büyük etkendir.
Sonra yavaş yavaş bendeki tüm tarifleri derleyip, tek bir yerde tutma, yani kendi blogumun olması fikri ağır basmaya başladı, ama nasıl yapılacağı hakkında tek bir fikrim bile yoktu. Bu konuda da, işyerinden arkadaşım Hacer kendi blogunu kurunca, tüm sorularıma cevap verebilecek kişiyi de bulmuş oldum :)
İlk günkü heyecanlarım, arkadaşlarıma, blogun linkini vererek gönderdiğim "Nasıl olmuş sence?" maillerim, Sevgili Tijen tarafından diğer bloglar arasına ilk kabulüm, tanımadığım halde yorum aldığım ilk kişi olan Sevgili Zeynep'in yorumuyla yaşadığım sevinç, blogların tanıtımında büyük emeği geçen Sevgili Zerrin, diğer bloglardan tanıdığım harikulade insanlar, "Limonlu Kek" olarak sizlerin blog listesinde olmak ve aranızda gördüğüm kabul, yorumlarınız, "blogunu izliyorum!" diyen arkadaşlarım, sofralarda resim çekmem için sabırla bekleyen, bilmeyenlere "blogu var da..." diye açıklama yapan eş-dost :), sorduğum bir tarifi büyük bir heyecanla anlatmaya çalışanlar hiçbir zaman unutulmayacak benim için.
Şimdilik 1 yıl oldu, daha nice yıllara inşallah...
Anneyseniz, çalışıyorsanız, pratik tarifler arıyorsanız, doğru adrestesiniz.
28 Kasım 2008 Cuma
Blogumun 1. Yılı!
Herşey, bundan 5 yıl kadar önce işyerinden bir arkadaşımın elmalı kurabiye ikram etmesiyle başladı. Çok beğenerek tarifini istediğimde, o an aklında olmadığını, Google'a "elmalı kurabiye" diye tarattığında ilk çıkan tarifi uyguladığını söylediğinde, benim için de internet&yemek kombinasyonu başlamış oldu. Artık her aklıma geleni yazıp Google'da tarattıkça, evdeki küçük tarif defterime sığmayan beğendiğim tarifleri, kes+yapıştır yaparak Word'da tutmaya başladım. "Portakal Ağacı" nı keşfetmem, misafir ağırlamanın binbir türlü çeşidini uygulamaya ve evdeki servis tabak-çanak sayısının depara kalkmasına en büyük etkendir.
Sonra yavaş yavaş bendeki tüm tarifleri derleyip, tek bir yerde tutma, yani kendi blogumun olması fikri ağır basmaya başladı, ama nasıl yapılacağı hakkında tek bir fikrim bile yoktu. Bu konuda da, işyerinden arkadaşım Hacer kendi blogunu kurunca, tüm sorularıma cevap verebilecek kişiyi de bulmuş oldum :)
İlk günkü heyecanlarım, arkadaşlarıma, blogun linkini vererek gönderdiğim "Nasıl olmuş sence?" maillerim, Sevgili Tijen tarafından diğer bloglar arasına ilk kabulüm, tanımadığım halde yorum aldığım ilk kişi olan Sevgili Zeynep'in yorumuyla yaşadığım sevinç, blogların tanıtımında büyük emeği geçen Sevgili Zerrin, diğer bloglardan tanıdığım harikulade insanlar, "Limonlu Kek" olarak sizlerin blog listesinde olmak ve aranızda gördüğüm kabul, yorumlarınız, "blogunu izliyorum!" diyen arkadaşlarım, sofralarda resim çekmem için sabırla bekleyen, bilmeyenlere "blogu var da..." diye açıklama yapan eş-dost :), sorduğum bir tarifi büyük bir heyecanla anlatmaya çalışanlar hiçbir zaman unutulmayacak benim için.
Şimdilik 1 yıl oldu, daha nice yıllara inşallah...
27 Kasım 2008 Perşembe
Bahar Günlerini Yakalamak İçin Son Şans!
İş için Emirgan'a yolum düşünce, öğle yemeğini de koru içerisindeki Sarı Köşk'te yedim. Aldığım gıda; ton balıklı sandviç, çay, bol bol temiz hava ve korudaki rengarenk görüntüyle yaptığım göz banyosuydu. Ruhum da doydu, gözüm de, karnım da :)
Sarı Köşk'ün ton balıklı sandviçini o kadar beğeniyorum ki, ev de zaman zaman yapıyorum, aynı tadı tutturduğumu söyleyebilirim. Tek farkı ben soğuk sandviç olarak yapıyorum, ekmeğini tost makinasında bastırmıyorum. Bir de sunumda cips ve turşu da mevcuttu. Sonbaharın güzel geçen bu son günlerini değerlendirmek istiyorsanız acele edin derim...26 Kasım 2008 Çarşamba
Limon Soslu Topkek
Doğumgünü için yaptığım, ancak klasik kek tarifimden biraz ayrılarak elde ettiğim topkekler gerçekten yumuşacık, süngerimsi yapılı ve limonlu serinletici tadıyla harika oldular. Klasik kekleri biraz süslemek isterseniz ve limonun mayhoş tadını seviyorsanız limon sosunu gönül rahatlığı ile uygulayabilirsiniz.
Malzemeler:
- 4 adet yumurta
- 1,5 su bardağı toz şeker
- 2 su bardağı un
- 1 su bardağından az sıvı yağ
- 1 su bardağı yoğurt
- 2 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
- 1 adet kabartma tozu
Limon Sosu İçin:
- 1 çay bardağı limon suyu
- 2 adet limonun rendesi
- 1 çay bardağı şeker
- 1 çay bardağı su
- 1 yemek kaşığı nişasta
Yapılışı: Yumurtalar ve şeker, karışım bembeyaz olana kadar çırpılır. Un, sıvı yağ, yoğurt ve kabartma tozu da eklenerek karıştırılır. Ayrı bir yerde limonun kabuğu rendelenerek karışıma eklenir ve hiç topak kalmayana kadar karıştırılır. Hazır topkek kalıplarına, üst hizasından 1 parmak daha az olarak dökülen kek karışımı, önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlı fırında 30-35 dakika pişirilir. Limonlu sos için tüm malzemeler orta ateşte sürekli karıştırılarak pişirilir. Kekler biraz soğuduktan sonra, üzerine bir kaşık yardımıyla limonlu sostan dökülerek servis edilir.
24 Kasım 2008 Pazartesi
Doğumgünü Menüsü Bölüm: 2
Daha önce, kızıma 1 hafta arayla ikinci bir doğumgünü kutlaması yaptığımı yazmıştım. İlki aile arasında küçük bir kutlamaydı, ama illaki arkadaşları ile de bir toplantı düzenlememi istediğinde kıramadım. Taşınma arefesinde, ev tarumar durumda olduğu için ikinci toplantıyı annemde yaptım. Küçük hanımın dediğine göre "hayatının en eğlenceli partisi" olmuş, bizi teselli eden de onların mutlulukları olduğu için başka söze gerek yok zaten :)
- İlk pastanın beğenilmesinden aldığım gazla hemen ikinci şeker hamurlu pastayı da yaptım. Yalnız pastayı yapmadan önce bir sürü model inceledim ve yapımına giriştim.
- Vitray kurabiye (Daha önce yaptığım kurabiyelerde şeffaf meyvalı şeker kullanmıştım, bunlarda Ülker Kremini, ancak beyaz renkli alacalı bir şeker olduğu için orta kısmı mat oldu, alacağınız şekere dikkat etmenizi öneriyorum.)
- Portakallı kek
- Sosisli rulo börek (Çocuk partilerinin baştacı bence sosis, sevmeyen çocuk yok gibi.)
- Patates salatası (Biliyorum bu salata temcit pilavından beter oldu ama, Sena'ya "kızım salata olarak ne yapayım, arkadaşların ne sever?" diye her sorduğumda cevap patates salatası oluyor.)
21 Kasım 2008 Cuma
Hayatın Birikintileri
10 Kasım 2008 Pazartesi
Kuru Meyvalı Kurabiye
Taşınma işlemi hala devam ediyor ve tabii ki yorgunluk ve yoğunluk da... Daha ne kadar sürecek Allah bilir. Arayı çok fazla da açmadan bir tarif daha ekleyip kolilerimin başına dönüyorum hemen :) İçerisine çok az yağın girdiği, kıtır kıtır lezzetiyle herkesin beğenisini kazanan bir tarif oldu. Doğumgününde denedikten sonra çok beğenilince, bir de hurmalı olanını denedim, o da güzel oldu.
Malzemeler:
- 100 gr. margarin
- 2 adet yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 9-10 adet kuru kayısı
- 1 adet kabartma tozu
- aldığı kadar un
Yapılışı: Kuru kayısı haricindeki tüm malzemeler beraber yoğrularak yumuşak bir hamur elde edilir. Hamur iki bezeye ayrılarak, herbiri elle üzerine bastırılarak 30 cm. çapında bir daire oluşturacak şekilde açılır. Hamur üzerine gelişigüzel olarak, küçük parçalara bölünmüş kayısılar serpiştirilerek üzerinden merdaneyle geçilir. (Hamur kalınlığı yaklaşık 0,5 cm. olacak şekilde) Su bardağı ile yuvarlaklar kesilerek yağlı kağıt serili fırın tepsisi üzerine dizilir. 180 dereceye ayarlı fırında 15 dakika pişirilir, gidip gelip ağıza atıldığı için 5 saatte hepsi tüketilir :)
Bir tepsiden yaklaşık 20-22 adet kurabiye çıkıyor, çay bardağı ile kesilirse daha fazla sayıda da elde edilebilir.
4 Kasım 2008 Salı
Doğumgünü Menüsü Bölüm:1
Bunca telaşımın arasından kızımın doğumgünü de aynı zamana denk geldi, ama küçük bir kutlama yapmadan da olmazdı, aile arasında yapılan toplantı ile geçen hoş bir gece oldu. Bölüm:1'in anlamı, bir ikincisinin de 1 hafta sonra arkadaşlarıyla bir toplantı daha yapılmasından kaynaklanıyor. Pastasını illa ki benim yapmamı istedi, sanırım beni gözünde "yemek gurusu" olarak görüyor :) Kıramadım ve şeker hamuru ile pastasını yapmaya çalıştım. İlk gördüğünde ağzı bir karış açıldığından anladığım kadarı ile beğendi :) Nice nice güzel yıllara benim küçük kızım...
- Şeker hamurlu doğumgünü pastası
- Limon soslu-limonlu topkek
- Elmalı Turta
- Kuru Kayısılı Kurabiye
- Paçanga Böreği
- Patates Salatası
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




