Cumartesi günü canımız-ciğerimiz Aslı'cığımızın doğumgünüydü. 4 yaşında olduğuna inanamıyorum, hala kucak bebeğimiş gibime geliyor bazen. Ama işte büyümüş de, doğumgünü partisi :), çilekli pasta, börek, hediye istermiş. Sabah kalkar kalkmaz "Bugün yarın mı?" (doğumgünün yarın olacak dediğim için :) sorusunun cevabını alınca, akşama kadar sabretmesi çok zor geldi küçük hanıma. Hayallerini kendimce gerçekleştirmek istedim. Sonuçta o mutlu, ben azıcık yorgun bitirdik günü...
- Pastasını kendisi tarif etti, ablasınınki gibi olacak, içi çilekli olacak, üzerinde çiçekleri olacak (işte ortaya bu pasta çıktı)
Geçen hafta annemin daveti için ne yapsam diye düşünürken, aklıma muhallebili&incirli tatlı geldi. Malzemesi çok ve yapımı teferruatlı gibi görünse de aslında basit bir tatlı, inciri ve tiramisuyu seviyorsanız bu tatlıyı da seveceğinize eminim. İçinde kek olduğuna bakmayın, ıslatıldığı için ekmek kadayıfı kıvamında şerbetli bir tatlı oluyor. En kısa zamanda tekrar yapmak için sabırsızlanıyorum.
Malzemeler:
Keki için :
- 6-7 adet kuru incir
- 3 adet yumurta
- 1 su bardağı un
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı dövülmüş ceviz
- 1 adet kabartma tozu
Keki ıslatmak için:
- 1,5 su bardağı su
- 0,5 su bardağı toz şeker
- 1 yemek kaşığı neskafe
Muhallebi için:
- 1 lt. süt
- 5 yemek kaşığı toz şeker
- ½ su bardağı un
- ½ su bardağı nişasta
- 50 gr. tereyağı
- 1 paket krem şanti
Yapılışı: Öncelikle keki yapmak için yumurta ve toz şeker çırpılarak, ceviz, un ve kabartma tozu da eklenerek karıştırılır. Bir cezvede bir taşım kaynatıldıktan sonra soğuk sudan geçirilen incirler küçük parçalara bölünerek karışıma eklenir. Kek karışımı büyük boy kare borcama dökülerek 160 dereceye ayarlı fırında 15-20 dakika pişirilir. (Kek karışımı borcama göre az gibi görünse de endişe etmeyin, doğru yoldasınız :) Kek pişerken krem şanti haricindeki malzemeler bir tencereye konularak muhallebi yapılır, piştikten 3-5 dakika sonra 1 poşet toz krem şanti de eklenerek iyice yedirilir. Keki ıslatmak için su, şeker ve neskafe de (kaynatılmadan) karıştırılarak hazırlanır. Kek piştikten 5 dakika sonra hazırlanan şerbet kekin üzerine dökülür. Biraz şerbeti çekmesi beklendikten sonra da muhallebi üzerine yayılarak buzdolabında 2-3 saat kadar soğutulduktan sonra servis edilir. Üzerini arzu ettiğiniz gibi süsleyebilirsiniz. (Hindistan cevizi, fındık, antep fıstığı, ceviz, renkli şekerlemeler vb...)
Kurabiye yaparken en zevk aldığım şeylerden biri de çeşit çeşit kalıplarla şekil vermek. Çok iştahlı yapıyor olmalıyım ki, ne zaman kalıplarımla oynasam, hemen kızlar da gelip birer ikişer yapmaya çalışırlar. Bu seferkiler yıldız şeklindeydi, limonlu yıldızlar...
Malzemeler:
- 150 gr. teremyağ
- 5 yemek kaşığı toz şeker
- 1 adet kabartma tozu
- 1 adet yumurta
- Aldığı kadar un
- 1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
Yapılışı: Toz şeker, kabartma tozu, yumurta, teremyağ, limon kabuğu rendesi ve un kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğrulur. Hamurun üzeri nemli bir bezle örtülerek yarım saat kadar dinlendirilir. Hamur merdane yardımıyla 0,5 cm. kalınlığında açılır. ve arzu edilen kalıpla kesilerek şekil verilir. Önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 15-20 dakika pişirilir. Fırından çıktıktan 5 dakika sonra üzerine pudra şekeri dökülerek servis edilir. (Fırından çıkar çıkmaz pudra şekeri döküldüğü takdirde, sıcaktan pudra şekeri erir. Kurabiyeler soğuduktan sonra döküldüğü zaman da pudra şekeri üzerine yapışmaz.)
Cumartesi günü annemin misafirleri vardı. Kafamızda neler yapacağımıza dair herşeyi planlamamıza rağmen annemin stresi 1 hafta boyunca devam etti, sanırım son misafirimizi uğurladıktan sonra tam olarak stresi bitti diyebilirim. Tüm aksiliklere rağmen (elektriklerin kesilmesi, aynı gün temizliğimin olması, kızların huysuzlukları, buzluğun iyi çalışmaması vb...) neşe içinde harika geçen, misafirlerin ayrılırken bir ağızdan 10 puan verdiği ":)" bir gün oldu. Zaten tüm çabalar da bunun içindi.
- Zeytinyağlı yaprak sarması
- Bohça Böreği veya diğer adıyla Damat Böreği (Adını, yapımının zorluğundan dolayı damat ve ailesi gelince özel bir yemek olarak ikram edilmesinden alıyormuş)
Cumartesi günü canım arkadaşım Dilek ve kızkardeşi misafirim oldu. Misafirin hangisi makbuldur, elleri dolu-dolu geleni değil mi, bu konuda daha önce anlaşmıştık :) Ancak Dilek dolu-doluyu aşmış, paket açmaktan yoruldum. Dilekciğim herşey için çok ama çok teşekkür ederim. Bu arada o da kahvaltı sofrası için çok yorulduğumu, zahmet ettiğimi falan söyledi, ancak sofra hileliydi. Evdeki tüm malzemeyi ufak ufak tabaklarda sunduğunuzda masa çok zengin görünüyor, bütün sır burada :)
Diğer hediyelerin yanında bu hediyenin daha bir önemi var benim için. Dilek bunu kendisi yapmış, evet yanlış duymadınız kendisi. Maaşallah pek bir marifetlidir arkadaşım.
- Yapıp getirdiği nefis peynirli börek (parçası kalmadı vallahi)
- Kaç zamandır aklımda olan taze naneli kurabiye. (Beğendim mi bunca merakın ardından? Ehhhhh işte! Sanki taze nane daha çok tuzlu kurabiyelere yakışırmış gibi geldi bana.)
Kışın en sevdiğim yanlarından biri mis gibi tarçın veya portakal kokuları içime çeke çeke kek pişirmektir. Şimdi tam mevsiminde olduğumuz elmaları değerlendirmek için çok tatlı bir yol elmalı kek pişirmek. Haydi var mısınız tüm mutfağa elma kokusu sardırmaya?
Malzemeler:
- 2 adet elma
- 3 adet yumurta
- 1,5 su bardağı+2 yemek kaşığı toz şeker
- 2 su bardağı un
- 1 su bardağı süt
- 1/2 su bardağı sıvı yağ
- 1 adet kabartma tozu
- 1 adet şekerli vanilin
- 2 tatlı kaşığı tarçın
- 1 su bardağı döğülmüş ceviz
Yapılışı: Yumurtalar ve 1,5 su bardağı şeker birlikte kar gibi beyazımsı köpük halini alana kadar çırpılır. Daha sonra un, süt, sıvı yağ, kabartma tozu, vanilya, ceviz ve 1 tatlı kaşığı tarçın da ilave edilerek homojen bir karışım elde edene kadar karıştırılır. Tüm karışım yağlanmış büyük kare borcama dökülür. Ayrı bir yerde elmalar ister iri küpler şeklinde, istenirse ince dilimler halinde dilimlenir ve üzerine 2 yemek kaşığı toz şeker ve 1 tatlı kaşığı tarçın dökülerek harmanlanır. Her tarafı şeker ve tarçına bulanan elma parçaları, kek karışımının üzerine dizilerek veya rastgele serpiştirilerek kek, önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlı bir fırında 45 dakika pişirilir.
Son zamanda "Yemekteyiz" programında sık sık gördüğüm, aslında eleştirseler de bence çok lezzetli, hafif ve yemek sonrası için ideal birtatlı. Malzemesi de hemen yapayım desen dolaptan çıkabilecek kadar sıradan, tek dezavantajı yapım aşamasında başından hiç ayrılmamayı gerektirmesi.
Malzemeler:
- 125 gr. margarin
- 1 lt. süt
- 3 kahve fincanı un
- 3 kahve fincanı toz şeker
- 1 adet şekerli vanilin
- süslemek için toz antep fıstığı ve kiraz şekerlemesi
Yapılışı: Margarin ve un bir tencere içerisine alınarak, unun kokusu çıkana kadar hafifçe kavrulur. Üzerine süt ilave edilerek kaynayana kadar mikserle sürekli karıştırılır. Muhallebi kıvamına geldiğinde ocağın altı kapatılarak tencereye şeker ve vanilin ilave edilir ve mikserle karışım soğuyana kadar 15-20 dakika sürekli karıştırılır. ( Mikser ısınıyor, artık dönemez duruma geliyor, eliniz yoruluyor, usanıyorsunuz korkmayın, bu normal prosedür :) Tabanı ıslatılmış bir tepsiye boşaltılarak buzdolabında soğutulur. (Ben taban kısmına 1 paket rondodan geçirilmiş bisküvi yaydım, ama çok da bir özellik katmadığını söyleyeyim.) Üzeri arzu edildiği gibi süslenir, afiyetle yenir...
Cumartesi gününden kalma, son lokmasına kadar sıyrılıp biten, herkesin beğendiği bir salata oldu. Bu tarz menülerde diğer salata çeşitleri yanında mutlaka sarımsaklı-yoğurtlu bir salatanın da olması taraftarıyım, mutlaka bir sütlü tatlı çeşidinin de olması gerektiğini düşündüğüm gibi. Aksi halde lezzetler bir bütünlük göstermiyormuş gibi geliyor. Tarif çok basit ve bir gece öncesinden de hazırlanabildiğinden (yoğurtlamamak kaydıyla) yapmayanı dövecekler bana göre :)
Malzemeler:
- 6 adet havuç
- 3 adet kabak
- 500 gr. yoğurt
- 4-5 diş sarımsak
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 su bardağı ceviz
- 1 tatlı kaşığı tuz
Yapılışı: Kabaklar ve havuçlar rendelenerek, bir tavada zeytinyağı ile suyunu iyice çekene ve hafif rengini kaybedene kadar kavrulur. Üzerine ezilmiş sarımsakla hazırlanmış yoğurt ve döğülmüş ceviz ilave edilerek karıştırılır. Servis tabağına alınarak üzeri arzu edildiği gibi süslenir. (Ben naneyi de çok sevdiğimden süslemede ceviz, taze ve kuru naneyi tercih ettim.)
Dün Sevgili Selen'den aldığım yorumda "yapılan yemeğin tarifi ve hakkındaki yorumları da yazar mısınız?" diyordu. Öncelikle, zahmet edip bana yorumda bulunan, sorular soran ve övgü dolu sözlerle beni onore eden herkese en içten dileklerimle teşekkür etmek istiyorum, bazen bu kadar övgüyü hakediyor muyum diye kendimi irdeliyorum. Tarif konusuna gelince önce menüde bulunanları fotoğraflayıp, daha sonraki günlerde de tariflerini yazıyorum, çünkü aksi takdirde sayfa aşağıya doğru upuzuuun alıp başını gidiyor :) Eğer başka bir blogdan tarif almışsam, bir kez daha tarif vermiyorum, onun yerine o sayfanın linkini veriyorum (Tarif üzerine tarif olmaz gibime geliyor) Yorum konusuna gelince, bundan sonra daha fazla kendi yorumumu katmaya çalışırım :)
Gelelim pastaya; özel günlerde pastanın pandispanyasını kendim yapmaya çalışıyorum, ama misafir menüsünde, yetiştirmem gereken 8 çeşitten biri olduğunda hazır pastaban kullandım. Hazır pandispanyaların genelde Uno (3 katlı pandispanyasını) veya Altınkek marka olanlarını tercih ediyorum.
Malzemeler:
- 2 katlı hazır pastaban
- 2 kutu Dr. Oetker ahududulu&çilekli pasta kreması
- 5 su bardağı süt
- 1 su bardağı frambuaz
- 2 adet muz
- 1 paket Dr. Oetker sade krem şanti
- üzerini süslemek için 1 paket çikolata ve file fındık
Yapılışı: İki kutu ahududulu&çilekli pasta kreması, 3 bardak soğuk sütle iyice çırpılarak hazırlanır. Pastabanlardan biri yarım bardak sütle ıslatılarak hazırlanan kremanın 1/3 ü üzerine yayılır. Krema üzerine 1 cm. eninde doğranmış muzlar ve frambuazlar yerleştirilir. Pastabanın ikinci parçası da yarım bardak sütle ıslatılarak üzerine kapatılır. Kalan kremanın tümü pastanın her tarafını örtecek şekilde sıvanır. Krem şanti 1 su bardağı soğuk sütle hazırlanarak pastanın üzeri arzu edildiği şekilde süslenir. ( Ben ayrıca 1 paket çikolatayı benmari usulü eriterek bir poşetin içerisine koydum ve poşetin ucuna çok küçük bir kesik atarak sıkmak sureti ile pastanın üzerine saçaklar yaptım.) Tek bir dilim pasta kalmamasından yola çıkarak söylüyorum ki, lezzetli bir pasta olmuştu...
İşyerinden canım arkadaşlarım cumartesi günü bana geldiler, hem de ne gelmek, elleri kolları dolu-dolu. Böyle misafire can kurban :) Şaka bir yana, öylesine bereketli bir sofra oldu ki, hatırladığım kadarı ile şimdiye dek, sabah 9- 10 gibi yapacak herşeyi bitirip misafirin gelmesini rahat rahat beklediğim tek ağırlama oldu bu. O yüzden kızlar çok yorulduğumu söyleseler de, aslında hiç yorulmadan, zevkle hazırladığım ve telaş etmeden herkesle beraber yiyip içtiğim bir sofra oldu. Evimin misafire her zaman açık olduğunu tekrarlamak istiyorum, elleri kolları dolu-dolu olmasa da :) Kalabalık bir grup olduğumuz için masayı açık büfe olarak hazırladım. Menüde ise;
- Hazır pastabanla yaptığım, kesitini gösterebilmek amacıyla bir dilimini fotoğraflayacak kadar bile kalmayan muzlu-frambuazlı pasta
- Elmalı Kek
- Yalancı Tavuk Göğsü
- Sodalı poğaça
- Canım Zuzu'mun yaptığı kırıntısı kalmayan lazanya
- Mürüvvet'ciğimin iki küçük çocuğuna rağmen yapıp getirdiği patates pizzası
- Sevgili Sema'nın şipşak yaptığı mercimek köftesi
- İki renkli patates salatası
- Mako'cuğumun yaptığı ve artık benim favorilerim arasına giren tavuklu-mantarlı salata
- Havuçlu-kabaklı salata
- Son olarak, nedense üvey evlat muamelesi yapıp fotoğrafını çekmeyi unuttuğum bademli kurabiye vardı.
Tarifini Sofra Dergisi'nden aldığım ve birebir uyguladığım bir kurabiye oldu. Tarifinde fırında 30 dakika pişirilir dediği için, fırını ayarladım ve diğer yapacaklarımla ilgilendim. Sonuçta üzeri hafif kararmış kurabiyeler ortaya çıktı, ama "tadı-tuzu yerindeydi, damak zevkime uydu :)"
Malzemeler:
- 250 gr. margarin
- 7 yemek kaşığı toz şeker
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- 1 adet kabartma tozu
- 2 adet yumurta
- Aldığı kadar un
İç Malzemesi:
-150 gr. dövülmüş ceviz
- 1 yemek kaşığı tarçın
- 5 yemek kaşığı toz şeker
Yapılışı: Toz şeker, kabartma tozu, yumurta, yoğurt, margarin ve un kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğrulur. Hamurun üzeri nemli bir bezle örtülerek yarım saat kadar dinlendirilir. Hamur 3 bezeye ayrılarak herbir beze, merdane yardımıyla 30 cm. çapında açılır. İç harç için, ceviz, tarçın ve toz şeker karıştırılarak hamurların üzerine pay edilerek iyice yayılır. Rulo şeklinde sarılarak iki parmak eninde kesilir ve üzerine hafifçe bastırılarak çay bardağı büyüklüğünde yayılır. Önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 20 dakika pişirilir.
Misafir ağırlamaktan büyük zevk duyuyorum, özellikle de kahvaltı sofrasında. Tamam yoruluyorum, her seferinde yetişmeyecek telaşına kapılıyorum, ama bir davetim varsa bir hafta öncesinden neler yapacağıma karar veriyorum, araştırıyorum, sofra düzeninin nasıl olacağını hayal ediyorum ve çok sabırsızlanıp, büyük bir sevinç yaşıyorum. Hele ki her şey beğenilip yenilince acayip mutlu oluyorum. Hafta sonunda aile efradı ile böyle güzel bir kahvaltıda tekrar buluştuk. Herşey tam istediğim gibi geçince haftaya azıcık yorgun, ama çok mutlu başladım.
- Cevizli rulo
- Sevgili Pelin yayınladığından beri yapmaya niyetlendiğim Hamayili Börek. Gerçekten de gelen yorumlar hep "milföy hamurundan mı bu börekler?" oldu. Denemenizi şiddetle öneriyorum.