28 Temmuz 2009 Salı

Sünnetimiz Var(dı:) Dostlar...

Uzun zamandır, bloguma karabatak gibi bir girip çıkıyorum. Ne fazla ilgilenebildim, ne de yorum yazanlara geri dönebildim. Yoğunluğumun sebebi ise yeğenlerimin sünnetiydi, hemen hemen her akşam iş çıkışı çocukların ve benim kıyafet ve ayakkabı arayışlarımız işkence kıvamında sürüp gitti. Davetli listesinin ayarlanması ve geri dönüşlerin alınması daha da fecayat bir durumdu, araya giren çocukların ateşlenip-kusmalarını hiç saymıyorum. Sonuç ise muhteşemdi; kardeşim ve gelinimiz Serap taze gelin-damat gibi güzeldi vallahi. Canım Kaan, çok olgun ve uysaldı, bir tek küçüğümüz Eren çok hastaydı, geceyi hep uyuyarak geçirdi, o da zaten düğünü anlamayacak kadar küçüktü :( Bebekliğinden beri Spiderman'a olan düşkünlüğü animatörden de belli oluyor değil mi? (Animatör olayını, bütün çocukları oyalayıp ayak altından alması açısından çok tuttum, zavallı spiderman:) Bir yemek bloguna yakışacak şekilde masa düzenini de fotoğrafladım. Sonuçta herşey yalın ve hoştu bence, bu kadar hazırlandığımız düğün bir çırpıda geldi geçti işte, Allah yeğenlerimin damatlıklarını da gösterir inşallah.

21 Temmuz 2009 Salı

Meyvalı Jöle

Geçen gün kimin sitesindeydi şuan hiiçç hatırlayamıyorum, ancak nefis bir jöleli tatlı vardı. Tatlı öylesine aklımda kalmış ki, bir akşam iş dönüşünden market alışverişine gittiğimde jöle kutusunu görür görmez aldım. Koşar adımlarla eve gittim, evde olan meyvaları bir güzel doğradım, ne kadar küçük kap varsa toparlayıp minik jöle kupları oluşturdum. 5 gündür de yok dondurmalı, yok kaymaklı gide-gele yiyorum, oh nefsim köreldi vallahi :)



Malzemeler:

- 1 paket jöle (ben çilekli jöleyi tercih ettim)
- 2,5 su bardağı sıcak su
- 1 adet şeftali
- 1 adet yeşil elma
- 3 adet küçük armut
- 10 adet kayısı
- 10 adet kiraz
- süslemek ve yanında yemek için :) kaymak, dondurma, fındık-fıstık, kiraz şekerlemesi ve Allah ne verdiyse :)

Yapılışı: Tüm meyveler küçük küçük doğranarak hepsi harmanlanır. Kullanacağımız kapların içerisi suyla çalkalanarak üst seviyesine kadar doğranmış meyva konulur. 2,5 su bardağı su, büyükçe bir cezveye konularak kaynatılır. Su kaynadıktan sonra ocağın altı kapatılarak, 1 paket jölenin tamamı sıcak su içerisinde eritilir. Jöle daha sıcakken meyva dolu kaplara dökülür. Önce oda sıcaklığına gelmesi beklenir, daha sonra servis edilene kadar buzdolabında soğutulur.

16 Temmuz 2009 Perşembe

Ofis Kahvaltılarımız...

Sabah işe çok erken başladığım ve aynı zamanda da özellikle sabah öğünlerimi hiç atlamadığım için çoğunlukla iş yerinde kahvaltı ediyorum. Genelde çay, peynir, zeytin, simit ve acı sostan oluşan kahvaltı (Fotoğraftaki dolmalar bile ekstra idi yani...) ayda 1-2 gün herkesin katılımıyla küçük bir ziyafete dönüşüyor :)

Ofisimiz kalabalık olduğu için herkes getirdiğini açınca, ortaya gerçekten de mükellef bir sofra çıkıyor doğrusu. Genelde öğleden sonra 3 civarı "Yarın kahvaltı yapalım mı ne dersiniz?" sorusu ile başlanan, herkesin ne getireceğine dair planları ile şekillenen, ertesi gün kahvaltı için özellikle 10 dakika erken işyerine gelinen ve hazırlıklar yapılırken dahi "haydi artık ne zaman yiyeceğiz?" diye sabırsızlandığımız kahvaltılarımıza buyrun...

- Peynirli ve patatesli poğaça

- Su Böreği

Kahvaltılıklar aynı gibi görünse de, her seferinde yeni denenen tariflerle her sofra kendine münhasır oluyor. (Masa örtümüz de müsfette plotter kağıtlarımız :)

- Közlenmiş kırmızı biber salatası

- Baharatlı yumurta salatası

- Kakaolu pudingli kek

13 Temmuz 2009 Pazartesi

1. Geleneksel (!) Akraba Pikniği

İznim bitti, İstanbul'a döndüm, çalışmaya başladım, ancak sıcaklara hala alışamadım. Postlarım, fotoğraflarım beni bekliyor, yazayım ve yayınlayayım diye, sıcaklardan elim kolum kalkmıyor ki. (Hiç anlaşamıyoruz biz çok sıcaklarla :)

Fotoğraflar Balıkesir Kepsut'ta yapılan dev sülale pikniğinden. Bir ay öncesinden yapılan dev bir organizasyon ile eşimin tüm akrabaları 140 kişilik dev bir piknikte buluştuk. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir ve hatta Almanya'dan bu piknik için özel olarak gelen tüm akrabalar, tek bir çatı altında 20-30 yıl aradan sonra bir araya geldiler. Birbirlerini çocukluklarından beri görmemiş kişiler birbirlerini tanımaya çalıştı, bol bol ağlandı-gülündü, binlerce kare fotoğraf çekildi, soy ağacı çıkarıldı, tekrar böyle bir organizasyon yapılmaya söz verildi, belki bir daha görüşemeyiz diye helallik alındı, yine bu işten en çok faydalanan çocuklar oldu ve bir de adı piknik ya, mangal yapılıp yenildi. Bir günlüğüne pikniğe katılıp, gece 2 de eve döndüğümüz, çok yorulduğumuz ama iyi ki de gitmişiz dediğimiz harika bir gün oldu. (Haa bir de; akraba ile çok daha sık görüşmek gerekir diye de düşüncelerim pekişti.)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...