30 Kasım 2009 Pazartesi

Domates Salatası


Çok sevgili arkadaşım Zuzu'da gördükten sonra neredeyse her Pazar sabah kahvaltılarında yaptığım bir tarif geliyor şimdi. Normalde söğüş domatesi pek sevmeyen kızlarıma bu şekilde servis ettğim zaman domates yetiştiremiyorum desem yeridir :) Haydi kahvaltıda küçük bir değişiklik yapmaya ne dersiniz :)

Malzemeler:

- 8-10 adet çeri domates
- kibrik kutusu büyüklüğünde kaşar peyniri
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- tuz

Yapılışı: Çeri domatesler arzu edildiği şekilde doğranarak tuzlanır. Üzerine kaşar peyniri rendelenerek sızma zeytinyağı gezdirilir. İşte tüm tarif bu kadar, tabaktakilerin hepsi bittiği gibi, ekmekle de suyuna bandıra bandıra afiyetle yiyeceksiniz :)

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

Tüm rehavetimin içerisinde sessiz-sedasız geldi işte Kurban Bayramı. Başımızın üzerinde yeri var zaten de, benim derdim hemen bayram sonrası işe başlanacak olması. O kadar yorgunluğun üzerine şöyle 2 gün de izin olsaydı tam süper olacaktı :) Neyse, seneye inşallah... Bayramı bayram yapan; akraba ziyaretleri, çatlayana kadar yenilen tatlılar, şeker komasına sokturan çikolata ikramları, ete doyum noktası, fellik fellik turşu arayışları, el öpmeler (aman H1N1 gribine dikkat!), harçlıklar, bayramlıklar, limon kolonyası, çocuk cıvıltıları hiç bitmesin. Kimse yalnız kalmasın, herkesin yüzü gülsün, herkes umut dolsun, çocukların cepleri para dolsun, BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...

25 Kasım 2009 Çarşamba

Tahinli Kabak Tatlısı



Eşim eve koca bir balkabağı ile gelince (ve balkabağı saat 12'ye kadar bekleyip de süslü bir kraliyet arabasına dönüşmeyince iş başa düştü :) ben de dizilere ara verip kabak tatlısı yaptım. Kabak, heybetli görüntüsünün aksine o kadar da tatlı çıkmadı, çok su saldı ve rengi çok koyu turuncu olmadı. Ancaaakk çirkin kabak yoktur, bakımsız kabak vardır diyerek kabağa biraz makyaj yaptıktan sonra, neredeyse bir kazan kabak tatlısı bitiverdi. Çoktandır denemek istediğim 2 lezzeti de bu vesile ile tatmış oldum; ilki kabak&pekmez kombinasyonu (kabak tatsız olursa muhakkak üzerine pekmez dökün derim ben) ikincisi ise, kabak&tahin kombinasyonu (gerçekten çok yakıştılar birbirlerine Allah ayırmasın, bundan sonra hep böyle yiyeceğim sanırım :) Kabak tatlısının tarifini daha önce yazmıştım, buradan ulaşabilirsiniz. Üzerine dökeceğiniz tahin ve pekmez ne kadar olmalı derseniz; ben her büyükçe dilim için 1 tatlı kaşığı kullandım, bu miktarı arttırıp-azaltmak sizin elinizde.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Beni Bu Diziler Mahvetti!

Yapmaktan en çok hoşlandığım şeyler yeni lezzetler tatmak, kitap okumak, seyahat etmek ve film seyretmektir. Son zamanlarda ise dizi seyretmek bunların hepsinin önüne geçti. Lost, Fringe, Dead Zone, Dollhouse ve son gözdem Flashforward derken artık yemek yemeğe vaktim kalmadı (hatta isteğim bile :) diyebilirim. Yalnızca ve yalnızca istediğim, birbiri arkası yeni bölümleri seyretmek. Bu vesile ile buradan tüm bu muhteşem senaryoları bulup, harika bir görsellikle evimize kadar taşıyan ve böylece evimin düzenini sekteye uğratan Amerikan Dizi Endüstrisi'ne teessüflerimi gönderiyor ve şiddetle kınadığımı belirtmek istiyorum :) Diğer blogcular, bu tarz yazılarından sonra konuyu bir tarife bağlıyorlar, (pazar günü 8 bölüm dizi seyrettiğim için) bende tarif bile yok, söz diziler bitsin yeniden yemek yapacağım :)

19 Kasım 2009 Perşembe

Tabbule

Menü oluştururken hep aynı sorun oluşuyor, "acaba ne yapsam?" Daha önce deneyip de memnun kaldığım, herkesin sevdiği bir lezzeti mi, yoksa görüp de beğendiğim yeni bir lezzeti mi? Sonuçta zaman, menünün belirlenmesinde en büyük faktör oluyor genelde, eğer zaman kısıtlıysa lezzeti tecrübe ile sabit bir çeşit seçiyorum. Bu sefer zaman benim için biraz daha boldu ve Lezzet Dergisi'nin ekinde görüp de ağzımın suyunun aktığı "Tabbule" tarifini denemek için dayanılmaz bir istek duyuyordum. Lübnan Mutfağı'na ait bu salata bizim kısırın bir versiyonu. Sadece salça ve acı kullanılmıyor, kuru soğanın yerini taze soğan alıyor ve içerisinde yeşillik oranı daha çok (ki ben ona cesaret edemeyip bulguru biraz daha bol tuttum, bu yüzden de "kısırı salçasız yapmışsın" eleştirileri aldım :) Ben kısırı çok severim, hele az acılı olursa kaşık kaşık yerim, ancaaak sonrasında kısır beni o kadar sevmez, midem çok yanar. İşte salça kullanılmadığından mıdır, yeşilliğin bol olmasından mı bilmiyorum, bu kez bulgur beni çok sevdi, dost olduk :) Kısıra göre çok daha hafif olan bu salatayı denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler:

- 2 su bardağı ince (köftelik) bulgur
- 2 su bardağı sıcak su
- 2 adet domates
- 2 adet salatalık
- 1 demet maydanoz
- yarım demet taze soğan
- yarım demet taze nane
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- 3-4 diş sarımsak
- 1 adet limonun suyu
- 1 yemek kaşığı nar ekşisi
- 1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Bulgur bir tepsi içerisine konularak 2 su bardağı sıcak su ile ıslatılır. Üzeri kapatılarak tüm suyu iyice çekmesi sağlanır. Taze soğan, maydanoz, salatalık, sarımsak ve çekirdekli sulu kısımları alınmış domatesler küçük küçük doğranır. Tuz, limon suyu, nar ekşisi ve zeytinyağı da eklenerek beraberce harmanlanır, afiyetle de yenir :)

17 Kasım 2009 Salı

Un Kurabiyesi

Saliha'nın bebeğini görmeye gittiğimizde kurabiyelerin tam bir lezzet şöleni olduğundan ve en çok rağbet gören ikram olduğundan bahsetmiştim. Blogu ziyarete gelenlerin de en çok büyütüp inceledikleri fotoğraf bu olunca, geçen hafta ilk iş Saliha'dan tarifi almak oldu. Haftasonu evdekiler, tatlı ne var diye çekmeceleri açıp-açıp baktıklarında da tarifi denemek için tam zamanı diyerek kızlarla yarım saatte yaptık. Evet itiraf edeyim yağ oranının bu kadar fazla olduğunu görünce ben de biraz hayal kırıklığına uğramıştım, ancak şu meret de neyin içine girse o derece güzel oluyor yahu :)

Malzemeler:
- 1 paket margarin
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1 çay bardağı pudra şeker
- 5 yemek kaşığı buğday nişastası
- 1 adet kabartma tozu
- aldığı kadar un (yaklaşık 5 su bardağı)

Yapılışı: Oda sıcaklığındaki margarin, sıvıyağ ve pudra şekerini tel çırpıcı yardımı ile krema kıvamına gelene kadar çırpılır. Nişasta, un ve kabarma tozu da eklenerek hamur iyice yoğrulur. Hamurdan portakal büyüklüğünde parçalar koparılarak rulo yapılır ve verevine kesilir. (Ben biraz kolaya kaçtım ve ceviz büyüklüğünde parçalar alarak yuvarladım sadece :) Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında beyaz kalacak şekilde yaklaşık15 dakika pişirilir. Fırından çıktıktan sonra biraz ılınınca üzerine pudra şekeri serpilir.

12 Kasım 2009 Perşembe

Tost Ekmekli Tuzlu Pasta

Bu pastayı Sevgili Ufuk'un blogunda ilk gördüğümde çok ilgimi çekmişti, ama cesaret edip de yapamadım. Ancaaakk diğer bloglarda da görmeye başladığımda var bunda bir hikmet dedim ve işte kısmet bu toplantıyaymış. Eğer sizinde aklınızda "nasıl olur ki acaba?" gibisinden soru işaretleriniz varsa, hiç durmayın deneyin derim. Ben kullanılan malzemelerde 1-2 ufak değişiklik yaptım, mesela mayonez miktarını azalttım, eğer tarifin bir de aslını görseydik diyorsanız buyrun bu muhteşem bloga.

Malzemeler:

- 1 paket tost ekmeği
- 1 adet kalçalı but
- 1 su bardağı süzme yoğurt
- yarım su bardağı mayonez
- 3-4 diş sarımsak
- yarım demet dereotu
- 1 su bardağı süt
- 1 adet haşlanmış yumurta
- tuz

Yapılışı: Tavuk eti yıkanarak bir tencere içerisine konulur ve üzerini geçecek kadar su ve tuz eklenerek haşlanır. Haşlanan tavuk etleri, sarımsak ve dereotu (5-6 dal dereotunu üst süslemesi için ayırmayı unutmayın) beraberce rondoda parçalanır. Yoğurt ve mayonez, içerisine biraz daha tuz katılarak iyice karıştırılır ve yarısı başka bir kaba alınır. Kaplardan birine rondodan geçirilmiş tavuklu karışım eklenerek homojen bir şekilde dağılana kadar karıştırılır. Tost ekmeklerinin herbir dilimi 1 kaşık sütle ıslatılarak üzerine tavuklu karışım sürülür ve diğer dilim üzerine kapatılır. Tavuklu harç bitene kadar tüm dilimlere aynı işlem yapılarak birbiri üzerine kapatılır. Tüm dilimler bittiğinde dikeyine olan pasta dikkatlice tutularak servis tabağına yatay konumda yatırılır. Ayrı bir kaba ayrılan yoğurtlu mayonez karışımı aynı krema gibi tost ekmekleri üzerine sürülerek her tarafını kaplanır. Tavuklu pasta buzdolabına kaldırılarak, servis edilene kadar soğutulur. (Bir gece öncesinde yapıldığı zaman yoğurdun kıvamı krema haline geliyor, görünümü çok daha güzel oluyor.) Servis edilmeden önce haşlanmış yumurta sarısı ve beyazı aynı anda olmak üzere sarımsak rendesi ile rendelenerek pastanın üzerine dökülür. Ayrılan dereotu da yıkanarak pastanın taban kısımlarına yerleştilir. Servis edilirken ilk kesiğin verev şeklinde (pastanın kenarında bir üçgen oluşacak şekilde yanlamasına) atılması gerekir, böylece ekmek dilimleri ince ince belirgin olur. Ancak tam 45 derecelik bir verev de olmasın, o zaman da dilim çok büyük oluyor, serviste zorlanıyorsunuz (aynı benim gibi :) Ben tost ekmeği olarak UNO'nun tost ekmeğini tercih ettim. Aslında kepekli tost ekmeği görünüm açısından daha güzel olabilirdi, ancak tüm kepekli tost ekmeklerinin üzeri yuvarlatılmıştı, tam pasta görünümünü sağlayamayacağı için vazgeçtim. (Nasıl servis edilmesi gerektiği hakkında yorumlar aldığım için bu açıklamaları yapmak istedim)

11 Kasım 2009 Çarşamba

Yine Bir Çay Saati...

Dedim ya hava soğuk, artık ev toplantıları sıklaştı, işte bu sofra da geçen haftasonuna ait. Birkaç yeni tarif deneyip blogun tarif arşivini zenginleştirmek açısından ve çoktandır ağırlamak istediğim akrabalarımı misafir etmek açısından güzel geçen bir gündü. Darısı gelecek günlere diyelim :)
 
- Salçalı ve anasonlu olarak yaptığım tuzlu pastane kurabiyesi (özellikle anasonlu olanı, bundan sonra daha sık yapacağım tuzlu kurabiye olacak)
 
- Tavuklu tost ekmeği pastası
 
- Tabbule
 
 
- Fındıklı Kurabiye (Bence günün en lezzetli ikramıydı)
 
- Her zamanki gibi kurtarıcılarım truff (Boş zamanımda bir sürü yapıp derin dondurucuya atıyorum, böylece dolabımda en azından bir çeşit hazır oluyor)
 
- Karaorman pastası

9 Kasım 2009 Pazartesi

Patlıcan Tavası

Patlıcan tavası, neredeyse 1 aydır arşivimde bekleyen bir tarifti. Ana malzeme olan patlıcan, çarşı-pazar tezgahlarından çekilmeden ben de son bir gayret tarifi yayınlayayım dedim. Tarifin çıkış noktası da Sevgili Ömür. Bir konuşma esnasında "Haydi bana kahvaltıya gelin de, size patlıcan tavası yapayım" deyince nasıl oluyormuş şu patlıcan tavası deyip tarifi almış, daha o akşam aklıma düştüğü için de hemen yapmıştım. (Canım benim sen benim tarifi yazdığıma bakma, sen yine kahvaltıya bizlere yapabilirsin:)

Malzemeler:

- 3 adet orta boy patlıcan
- bir küçük kase mısır unu
- tuz, karabiber
- kızartmak için sıvıyağ
 
Yapılışı: Patlıcanlar, alaca soyularak uzunlamasına ince-uzun dilimler halinde kesilir. Acısının çıkması için yarım saat kadar tuzlu suda bekletilir. Sonrasında iyice yıkanan patlıcanlar bir tencereye alınır. Üzerini geçecek kadar tuzlu su ilave edilerek patlıcanlar biraz yumuşayana dek haşlanır. Haşlanan patlıcanlar çok ezilmeden elle hafif sıkılarak fazla suyu alınır. Yayvan bir tabağa mısır unu dökülerek karabiberle karıştırılır ve patlıcanlar mısır ununa bulanarak teflon tavada arkalı-önlü kızartılır. Görüntü açısından hamsi tavaya çok benzeyen bu lezzeti isterseniz sarımsaklı yoğurtla veya benim yaptığım gibi üzerine sadece sarımsak rendeleyerek yiyebilirsiniz.

5 Kasım 2009 Perşembe

Dereotlu&Kaymaklı Poğaça

Artık poğaça yaparken yoğurt yerine ya süt kreması ya da kaymak tercih ediyorum. İnanılmaz derecede lezzetli, kıyır kıyır poğaçalar oluyor. Evde ağzına dereotu koymayanlar bile poğaçaları götürüyor :) Zaten kaymak başlı başına bir lezzet şölen, bir de poğaçaya girdiği zaman nasıl olur, düşünün artık :)

Malzemeler:

- 1 adet yumurta
- 1 rulo kaymak (yaklaşık 200 gr.)
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1 demet dereotu
- 1 kase peynir (yaklaşık100-150 gr.)
- 1 adet kabartma tozu
- aldığı kadar un
- yarım çay bardağı sirke
- 1 çay kaşığı mahlep
- 1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Yumurtanın sarısı, poğaçaların üzerine sürülmek için ayrılarak ayrı bir kaba konulur. Eğer poğaçanızda yeşil rengin daha hakim olmasından hoşlanıyorsanız 1 demet, dereotunun daha az olmasını isterseniz yarım demet dereotu iyice yıkanarak incecik kıyılır. Diğer tüm malzemelerle (yumurtanın beyazı da dahil) birlikte yoğurularak yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde edilir. Hamurdan küçük bir mandalina büyüklüğünde parçalar koparılarak yuvarlatılır ve fırın tepsisi üzerine dizilir. (Diğer poğaçalardan farkı, peynir ve dereotunun hamura direkt olarak katılarak ayrı bir iç malzemesi kullanılmaması) Yumurtanın sarısı fırça yardımıyla poğaçaların üzerine sürülür. 170 dereceye ayarlı fırında 20-25 dakika pişirilir.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Haftasonu Lezzetlerinden Bir Demet...

Bu fotoğraflarda geçen haftasonu amcamın kızları, yengem ve annem ile oturduğumuz çay saatimizden. Evet, artık havalar soğudu, dışarıda vakit fazla geçmiyor, devir evde çay demleyip sıcacık sohbet ile sohbetleri de demleme vakti. Bu tarz toplantılar da benim vazgeçilmezim olduğu için her hafta sonum böylece dolu geçiyor işte :)
 
- Sinangil fındık aromalı kekun karışımı ile yaptığım ve gerçekten çok beğenilen elmalı kek. (Daha önce yaptığım elmalı kek tarifinden sadece kabartma tozu ve ceviz içi çıkarılıp, normal un yerine fındık aromalı kek karışımı kullandım. Elma ve fındık ikilisi birbirlerine aşık oldular diyebilirim :)
 
- Fıstıklı kurabiye
 
- Çikolata soslu yalancı tavuk göğsü
 
- 2. kek alternatifi portakallı kek (tarifi çok yakında)
 
- Pazılı Arnavut böreği
 
- Dereotlu kaymaklı poğaça (tarifi çok yakında...)
 
 
- Dilimlenmiş havuç salatası (dilimlemeden ziyade her zaman yaptığım gibi rendelenmişini deneyeceğim, bu şekilde istediğim yumuşaklığı elde edemedim çünkü)

3 Kasım 2009 Salı

Nerede Resmi Tatil, Orada Çay Toplantımız :)

İşyerinden Sevgili arkadaşımız Saliha'nın yeni doğan bebeğini görmek için ne zamandır fırsat kolluyorduk. Ta ki; 28 Ekim öğleden sonra resmi tatil oldu, biz hemen o günü değerlendirip, koştura koştura Saliha'ya gittik :) Tek çocuğun yeni doğan bebişin olduğu, çocuklar olmadığı için ne yiyip-içtiğimizi ziyadesi ile anlayabildiğimiz, pekçok kişinin kulaklarını çınlattığımız :) ve canım arkadaşımın hazırladığı (hadi hadi abla-kardeş-gelin işbirliği ile hazırladığını herkese açıklıyorum işte :) birbirinden güzel yiyeceklerle patlayacak duruma geldiğimiz harika bir gün oldu. Akşam çok çabuk geldi vallahi :) Ömer Faruk'un bahtı açık, ömrü uzun olsun...
 
- Herşey çok güzeldi ama benim 2 favorim vardı; işte bunlardan ilki yumurtalı etsiz çiğköfte
 
- Zeytinyağlı yaprak sarması
 
- Patatesli börek
 
 
- İşte 2. favorim un kurabiyesi. Kıvamı tam tutmuştu, herkes ikişer-üçer yedi inanın!
 
- Çikolata soslu tavuk göğsü
 
- Muhallebili milföy hamuru
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...