Misafir Olduğum Sofralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Misafir Olduğum Sofralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2016 Perşembe

Balparmak'ın Çekmeköy'deki Ar-Ge Merkezi'ni Gezdik


Firmaların fabrika veya labaratuar gezi davetleri, benim için ayrı bir yer taşıyor, çünkü normal zamanda gezme şansımın olmayacağı fabrikaları, yetkili kişiler rehberliğinde ve her sorumuza cevap bularak dolaşmak bulunmaz bir nimet. Balparmak'ın Çekmeköy'deki Ar-Ge Merkezi'ne davet edilince de hiç düşünmeden evet dedim tabii.

12 Milyon liralık yatırımla kurulan bu tesis, Türkiye'de gıda alanında 8'inci, bal ve diğer arı ürünleri alanında ise ilk ve tek Ar-Ge Merkezi. 1429 m2 lik kapalı alana sahip merkezde, ürün geliştirmenin yanı sıra, bal ve diğer arı ürünlerinin bilimsel araştırmaları yapılıyor. Türkiye'nin tüm yörelerindeki arıcılardan tedarik edilen ballar burada, farklı süreçlerde  92 parametrede analizden geçirilerek, kriterlere uygun bulunmayanlar geri gönderiliyor, ancak uygun bulunanlar ambalajlanarak sofralarımıza gelebiliyor. Sonuçta soframıza gelen bal da güvenilir, gerçek bal oluyor tabii.

Bal ve arı ürünleri diye yazıp duruyorum, arılar sağolsun, hep varolsunlar, sadece bal yapmakla kalmıyorlar; arı sütü, polen ve propolis gibi yüksek besin değerine sahip yan ürünler de üretip duruyorlar. Kovanlardan, bala göre çok daha az miktarda elde edilen ve çok değerli olan bu ürünleri de Balparmak kalite ve güvencesinde bulmak mümkün. Öyleki, yeni geliştirilen bir ürün olan Balparmak Apitera Zen'i bizzat deneme fırsatı buldum. Bal, propolis, zencefil, karanfil, karabiber ve limon karışımından oluşan Apitera Zen, evde çocukların  hasta olduğu bir dönemde bir kavanoz bitirildi ve başka bir ilaç almadan iyileştiler, öksürüklerinden eser kalmadı diyebilirim, resmen evde şifa kavanozumuz var artık :) 

                            

Gezi sırasında bazı sorularıma da cevap buldum tabii, bunları da sıralarsam eğer;

- Sahte bal, yabancı maddelerden üretilmiş bal demek değil, arı kovanının hemen önüne glikoz şurubu veya şeker konularak, arının uzağa uçmadan, çiçekten çiçeğe gezmeden yaptığı baldır. Yapan yine arı olduğu için sahte bal ile gerçeğini ayırmak o yüzden çok zordur. Kokusundan ve tadından balın sahtesi ile gerçeğini ayırt etmek imkansızdır, ancak yapılacak analizler ile anlaşılır.
- Bal peteği, eğer arı kendisi yapmıyorsa sanıldığı kadar faydalı değildir. Günümüz şartlarında bal peteği, bal mumundan fabrika ortamında tabakalar halinde basılarak kovanlara konulur, dolayısı ile doğanın tadını ve şifasını içermezler.
-  Bal doğal bir maddedir ve doğada iyi olan ne varsa içerisinde barındırır. Ancak arının bal topladığı yerde zirai mücadele ilaçları kullanılmışsa, havayı ve doğayı kirletici maddeler bulunuyorsa bu maddeleri de malesef yaptıkları bala geçirirler. Bu yüzden, analizlerden geçirilmiş, güvenilir markalardan bal almak gerekir.
- Vitamin, besin ve enerji değerleri ile bal, özellikle çocukların gelişimi için çok önemlidir, ama mutlaka 1 yaşından sonra. 1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemesi önerilmektedir. Çocuklar için özellikle Çam balı tavsiye edilmektedir.


Yine çok güzel ve verimli bir gezi olarak kaydedildi etkinlik haneme :) Emeği geçen tüm ekibe ve Balparmak'a çok teşekkürler...

11 Aralık 2015 Cuma

En Sevdiğim Uğraş; Misafir Olmak :)


Başlığa bakar mısınız? Ama yalan yok valla seviyorum ben misafir olmayı, bir yere gideceğim zaman sabırsızlanıyorum çok. Biran önce sohbet başlasın, sofra düzeni kurulsun istiyorum, hele bir masa başına geçtim mi 3-4 saat yerimden kalkmayayım istiyorum. En son kahveler gelip, artık hava kararmaya yüz tuttuğunda bir yarım saat daha oturayım istiyorum. Bunları siz de mi yapıyorsunuz, o zaman siz de gerçek bir misafirsiniz demektir :)

Bu kez Sevgili Arzu'nun yeni evine konuk olduk. Canım Zuzu'm herkesin sevdiklerine göre şahane bir masa kurmuştu bize, eee böyle olunca da sürekli gitmek istiyor haliyle :)


- Bulgur Salatası
- Mercimek Köftesi
- Kuru Domates ve Patlıcan Dolması
- Lahana Sarması
- Kıymalı Lazanya
- Mayalı Poğaça
- Vişneli Brownie
- Elmalı Turta
- Muhallebili Kadayıf Tatlısı
- Ağlayan Pasta

24 Kasım 2015 Salı

Yine Bir 5 Çayı Masası


Farkettim ki; ne zaman kızlarla buluşmak üzere sözleşsek günleri iple çekiyorum, fazlası ile sabırsızlanıyorum. Zannetmeyin bu sadece yemek, yemek ve yemek olduğu için (tabii %20 onun payı da var) inanın o muhabbet sadece çay ve simit bile olsa aynı güzellikte geliyor bizim için :)

Bu kez, Sevgili Saliha'nın Hac görevini yerine getirmesinden sonra kendisini ziyaret etmek üzere sözleştik. O da, o kadar yorgunluğun üzerine üşenmemiş bizlere güzel bir masa hazırlamış. Yine saatlerce başından kalkamadığımız ve tadına doyamadığımız bir gün oldu bizler için. 


- Yumurtalı Çiğ Köfte
- Tavuklu Şehriye Salatası
- Yoğurtlu Pancar Salatası
- Yoğurtlu Buğday Salatası
- Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası
- 3 Renkli Patates Salatası
- Peynirli Börek
- Elmalı Kurabiye
- Bülbülyuvası Tatlısı

6 Ekim 2015 Salı

Geç Kahvaltı Tam Bana Göre :)

 
Belki 40 kere söylemişimdir (pardon yazmışımdır) değil mi kahvaltıyı ne kadar sevdiğimi :) Bayılıyorum kahvaltılık çeşitlerle donatılmış, sıcak bir çeşidin ve hamurişinin mutlaka bulunduğu, kapanışın da tatlı ve kahve ile yapıldığı masalara. Ki, bu masalardan sohbet mecburen sonlanana, herkes evine yollanana dek hiç kalkılmıyor :) Bu güzel renkli masa, Sevgili Sema'nın emekleri ile kuruldu. Gözümüz gönlümüz açıldı Sema'cığım, çok teşekkür ederim...
 

Masada neler vardı say say bitmez de, ben size bir kaçını yazayım fikir vermesi açısından, tarifler ise çok yakında;

- ev yapımı, üstelik sadece 1 limon, 1 portakaldan limonata
- mayalı poğaça
- lorlu biber kavurması
- patates kızartması
- vişneli kek
- limonlu kek
- çikolata soslu yalancı tavukgöğsü

16 Haziran 2015 Salı

360 İstanbul Suada Restaurant


Yaz geldi artık, havaların ısınmasını bırakın bir tarafa bunaltıcı yaz sıcakları başladı bile. Böyle sıcak havalarda da insan püfür püfür esintisi olan açık alanlarda oturmak, yemek yemek istiyor. İşte Tarçın Events'den gelen 360 İstanbul Suada Restaurant Tadım Daveti tam da gönlümüze göre oldu :)

Kuruçeşme Galatasaray Adası'nda Boğazı'ın eşsiz manzarasına karşı 360 Restaurant'ın yenilenen menüsü zengin çeşitleri ile bizlere sunuldu. Yediğim içtiğim bana kalsın demeyip menüyü sizlerle de paylaşmak istiyorum :)
 
- Antakya Usulü Zeytin Salatası
- Gorgonzola Peynirli Taze Kuşkonmaz
- Avokadolu Füme Somon
 
 

"Zeytin Dumanlı Dana Kaburga, Pancar Konfi, Yeşil Zeytinli Risotto" 360 İstanbul Reataurant Şeflerinden Erdem Kahraman'ın Food-Art Festivali için hazırladığı ve 22 restaurant şefi arasından birincilik kazanan yemeği, tabii bizim de ana yemeğimiz oldu. Özel zeytin ağacından stand üzerinde sunulan yemek, yanlarından kaynamış zeytin salamura suyu dökülerek zeytin tadının yemeğe işlemesine izin veriyor. İlginç, ilginç olduğu kadar de lezzetli. Şu an için restaurant menüsünde olmayan bu yemeğin ilginç sunumunu görmek isterseniz eğer, yan tarafta bulunan instagram ikonuna tıklayarak sayfamdaki video çekimini izleyebilirsiniz.
 
Diğer sıcaklara gelince;
 
- Yavaş Fırınlanmış Kirazlı Ördek
- Susam Giymiş Kaya Levreği
- Susamlı Parmesan Kraker Eşliğinde Köz Patlıcan
 

Vee tabii kapanış kahve eşliğinde tatlı sunumu ile oldu :)

- Ölümcül Çikolata
- Patlamış Mısırlı Şeftalili Creme Brüle
- Katmer
- Çikolatalı Mini Börekçik
- Çikolatalı Sufle

 
Evet tüm yemeklerden tattık, hepsini beğendik (en çok da en iddialı yemekleri olan Dana Kaburgayı, umarım menülerine kısa zamanda alırlar.) Güzel bir sohbet ortamında Boğaz manzarasının keyfini sürdük. Bu güzel, keyifli akşam için bizleri ağırlayan 360 İstanbul Suada Club'a ve Tarçın Events'e çok teşekkür ederim... 

3 Haziran 2015 Çarşamba

Nefis Bir Misafir Masası


İş yerinden arkadaşlar yine toplandık işte, bu kez Sevgili Makbule ağırladı bizi, hem de ne ağırlama, bir oturduk masaya gidene kadar yerimizden kalkmadık hem de :) Daha önce de söylemiştim,sevdiklerinle masabaşı sohbeti en güzel stres atma, hayata tutunma yöntemi diye. Deneyin bir bakın, nasıl bütün ağrılarınız, hastalıklarınız geçmiş, kendiniz görün :)


- Lazanya
- Etli Karalahana Sarması
- Patatesli Börek
- Peynirli Poğaça
- Tavuklu Şehriye Salatası
- Közlenmiş Kırmızı Biber ve Patlıcan Salatası


- Ev Yapımı Karışık Turşu
- Çıtır Kurabiye
- Tahinli Kurabiye
- Çilekli Pasta
- El Açması Fındıklı Büzgü Baklava

5 Mayıs 2015 Salı

Yeni Bir Gün Masası


Ne güzel oluyor sevdiklerinle birarada olunca, en sevdiğin tadları birarada bulunca, bir de üzerine tam kıvamında demlenmiş nefis çayı yudumlayınca. İnsan işte o masadan kalkmak nedir bilmiyor. Sevgili Narime'nin lezzet dolu sofrasında buluştuk bu kez, kaç bardak çay içtim inanın hatırlamıyorum :) Bir de ev sahibi güler yüzünü hiç soldurmayınca insan hep aynı masada yemek yemek istiyor, yani artık sık sık sendeyiz Narime'ciğim :)


Masada neler yoktu desek daha mı doğru olurdu acaba :)

- Meksika Fasülyesi Salatası
- Zeytinyağlı Yaprak Sarması
- Mantı
- Kıyma Soslu Patlıcan Salatası
- Peynirli Kesme Poğaça
- Kıymalı Gül Börek
- Un Kurabiyesi
- Tahinli Kabak Tatlısı
- Kuruyemişli Kek

24 Nisan 2015 Cuma

Develi'de Antep Lezzetlerini Tadımdaydık :)


Bir masa düşünün Antep Mutfağı'nın lezzetleri üzerinde sıralanmış; sıcacık pide, lavaş, tereyağı, tulum peyniri, turşu, gavurdağı salatası, en hakikisinden çiğ köfte. Sonra bir bir gelmeye başlıyor; yuvalama çorbası, abagannuş, muhammara, develi sarma, köpoğlu nasıl devam edeyim mi, yoksa fena halde açlık mı hissetmeye başladınız :) Üzgünüm bunların hepsini yapayım deseniz yapamazsınız belki ama, Develi Restaurantları'na giderseniz eğer, herbirini tatma şansınız var, hem de gerçek Antep usulünde ve lezzetinde... 

Bimutfak İki Şef'in sempatik şefleri Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak moderatörlüğünde gerçekleşen Develi Lezzetleri Tadım Gecesi'nde yaklaşık 90 kişilik mekan ve yemek blogu yazarı bir araya geldik. Develi  efsanesini başlatan Arif Develi ve bu ismi devam ettiren Ali ve Nuri Develi kardeşlerin de bizlerle olduğu bu gecede, geçmişten bugüne Develi hikayesini, çoğu lezzetin çıkış noktasını da bizzat birinci ağızdan dinleme şansını bulduk.


Mesela benim en sevdiğim kebaplardan biri olan fıstıklı kebabını ilk kez Arif Develi bulmuş. O gece tattığımız lezzetler bununla kalmıyordu elbet; içli köfte, pastırmalı humus, kuru patlıcan dolması, fındık lahmacun, keme kebabı, kuzu şiş,alinazik, soğan kebabı ve yaprak şöbyet, fıstıklı sarma ile baklavadan oluşan tatlı tabağı ile geceyi sonlandırdık. 

Bu lezzetleri ben de tatmak istiyorum diyorsanız istikamet belli, bizleri en iyi şekilde ağırlayan Bimutfak İki Şef'in sempatik şefleri Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak'a ve Develi Ailesi'ne ise çok teşekkürler... 

19 Kasım 2014 Çarşamba

Teyzemde 5 Çayı


Bu aralar masabaşı sohbete ihtiyacım var, şöyle çeşidi bol, çayı demli bir masa ve sevdiğim insanlardan oluşan. Hatta o kadar ki açıp eski fotoğraflara dalıp gitmişim, sonra bir baktım ki, kenarda her nasılsa kalmış, yayınlamadan bıraktığım bir masa fotoğrafı, hem de tam bulunmak istediğim cinsten. Teyzeciğim ve Sevgili Kuzenim Banu'nun ellerinden çıkma hepsi. Bir yeni toplantıya kadar bununla yetineyim bari :)

 
- Peynirli Sarma Börek
- Çatal
- 321 Poğaça
- Patatesli Gül Börek


- Pancar Salatası
- Patates Salatası



- Tırtıl Kurabiye
- Ağlayan Pasta
- Çilek Soslu Tavuk Göğsü
- Susamlı Tahinli Kurabiye

11 Mart 2014 Salı

Kuzen'de Çay Keyfi :)


Benim kuzen maceralarım vardır; ilk fırsatta kalabalık masaların etrafında toplandığımız, gidene kadar masanın başından kalkmadığımız, 2-3 kere çay demlediğimiz. Kalabalık bir aile olmanın zevkini doyasıya yaşayanlardanız yani :) Zaman zaman ben ağırlarım, zaman zaman da kuzenlerin masalarına konuk olurum. Bu kez konuk olma sırası bende, masayı hazırlama telaşı ise Sevgili kuzenim Banu'daydı. Bu arada Banu'nun 3 ve 2 yaşlarında iki küçük kızı olmasına rağmen hazırladığı masaya bir göz atın diyorum, başka da bir şey demiyorum :)


- Kıymalı Bohça Böreği
- Galeta Unlu Muska Börek
- Peynirli Poğaça
- Susamlı gevrek


- Zeytinyağlı Yaprak Sarması
- İçli Köfte
- Meksika Fasülyesi Salatası


- Armut Kurabiye
- Portakallı Kek
- Muhallebili Kadayıf

27 Aralık 2013 Cuma

Nebiye'nin Babyshower Partisi


Yakında bebeğini kucağına alacak olan Sevgili Nebiye'nin babyshower partisine konuk oldum. Nebiye'yi belki Şeker Hikayeleri'nden biliyorsunuzdur, bilmeyen, tanımayan varsa da hemen öğrensin, marifetli insan nasıl oluyormuş :) Parti bunca zamandır katıldığım babyshower partileri içerisinde en güzeli, en detaylısı ve uyumlusuydu diyebilirim, çok çok beğendim.


Konsept anlaşıldığı üzere baykuştu, inşallah Doruk Alp de bilgeliği ve ağırbaşlılığı ile konuşulan bir insan olur. Fotoğraflarda ne görüyorsanız Nebiye hepsini kendisi ve kız kardeşi hazırlamış, çok yorulmuşlardır eminim, ama değmiş yani, diyorum ya marifetli insan başka oluyor diye :)


Baykuş pasta, şeker ağacı, porsiyonluk muhallebiler hem göze, hem de mideye hitap ettiler :)


Kurabiye ağacı, parti sonunda tek bir kurabiye bile üzerinde kalmamacasına bomboş kaldı :)

 
Ya cupkekler? Onlar da lezzetten aşağı kalmadılar...

 
Tüm hazırlıkları kendi yaptı derken abartmıyorum, sırf gelenlere hediye edebilmek için, Nebiye bir de sabun kursuna gitmiş, sonuçta çok güzel sabunlarımız ve banyo tuzlarımız oldu, ellerine sağlık Nebiye'cim.

 
Mekan olarak da Yorum İstanbul içerisinde bulunan Bamboo Cafe ayarlanmıştı. Sakinliği, ikramları ve pervane olan personeli ile kafeyi çok beğendim.


Tabii kapanış Türk kahvesi ile oldu :) Öncelikle çok güzel ağırladığı için Nebiye'ye teşekkür ederim. Allah yeni doğacak Doruk Alp'i bahtı güzel eylesin, analı-babalı büyümeyi nasip etsin. Nebiye'nin de sağlıkla, mutlulukla oğlunu kucağına almasını ve büyütmesini dilerim.



31 Temmuz 2013 Çarşamba

İftar Menüleri 6 (Kardeşimde İftar)

 
Bu sene çoğunlukla evde mütevazi iftar sofraları kurdum ama dışarıda bir kaç iftar sofrasına da iştirakim oldu. Çalıştığım şirketin iftarı, oturduğum semtte yaklaşık 5000 kişinin katıldığı iftar ve Fairy'nin daveti ile katıldığım ve 20'ye yakın çeşitte köfteyi tattığımız iftarın ardından bir kez de kardeşimde ailecek bir iftar yaptık. Yani gelinimiz diye söylemiyorum ama herşey çok özenli ve lezzetliydi, Serap'ın ellerine sağlık :) Sizlere de bir fikir verebilir diyerek menüdekileri sıralarsam eğer;
 
- Her zamanki olmazsa olmazımız Domatesli-Soğanlı Arnavut Böreği
- Zeytinyağlı Taze Fasülye
- Mercimek Köftesi
- Sütlü Sarı Mercimek Çorbası
- Et Sote-Elma Dilimi Patates
- Mantarlı Pilav

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Mükemmel Bir Brunch :)


Çok kez evine misafir olduğum Zuzu'mun evinde toplandık yine. Böyle ferah sofralara gönül nasıl da muhtaç oluyor bazen. Sohbetin güzelliğinden saatlerin hızla tükendiği, lezzetli yiyeceklerle hem gözümüzün hem midemizin doyduğu böylesine güzel sofralar herkese nasip olsun. Ramazan da geldi sayılır, bu fotoğraflara bakıp bakıp avunuruz artık :)


- Zuzu'nun masasında olmazsa olmazlarından biri; Lazanya


- Ekşili-acılı Domates ve Kurutulmuş Patlıcan Dolması


- Tavuklu Şehriye Salatası


- Kavrulmuş Soğanlı-Domatesli Patlıcan Salatası


- Kahvaltılık Peynir Tabağı


- Sodalı Poğaça ve Elmalı Kurabiye


- Vişne Soslu Muhallebi

 
 

- Zencefilli-Tarçınlı Kek
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...